Haber Amasya
 
 
Aygutşat SELÇUK Aygutşat SELÇUK
3 yıl önce burdaydı.
Haber Amasyande Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

İSLAM ALEMİ BARIŞ VE KARDEŞLİĞİ TESİS ETMELİ VE DÜNYAYA ÖRNEK OLMALIDIR

BOP çerçevesinde gelişen Arap Baharı sürecinde İslam Alemini Sünni-Şii olarak ayrıştıran ve etnik-mezhepsel farklılıkları ön plana çıkartarak çatıştıran emperyal ülkeler; Müslümanları geri dönüşü olmayan bir tuzağa itmektedir. Sünni Hilali ile Şii Hilali’nin karşı karşıya gelmesi; İslam Alemi için çok tehlikelidir, bölgede hiçbir millete fayda getirmez, tüm ülkeleri iç ve dış harplere sürükler, Müslüman kanı akmasına sebep olur ve sadece küresel güçlerin ekmeğine yağ sürer. BOP veya Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika İnisiyatifi; tek kutuplu dünya arayışının, Avrasya ve Ortadoğu’yu terbiye etme ve dönüştürme projesidir. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu çok sayıda ülkenin sınırlarını değiştirmeyi amaçlayan bu projenin haritaları, Afrika’dan-Asya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyayı kapsamaktadır. Ortadoğu’nun kalkınmasını hiçbir zaman istemeyen Küresel Güçler, öngördükleri yeni dünya düzenini kurmak için çıkardıkları isyan ve çatışmalarla “kurak bir coğrafyası olan, feodal yapı ve tarım toplumu nedeniyle gelişmeyen, fakir-eğitimsiz ve cahil insanlardan oluşan, demokratik bir sistem kuramayan, teknolojik gelişmelere ayak uyduramayan ve bilgi çağının gerisinde kalan” bu bölgede kaos yaratmışlar ve birçok masum insanın katledilmesine yol açmışlardır. Dünyanın hiçbir döneminde etnik-dini ve mezhepsel ayrılıklar bu kadar kaşınmamış ve insanlar kimlikler ön plana çıkartılarak bu kadar rahatsız edilmemiştir. Bu hayâsız saldırıya karşı uluslararası işbirliği yapmak ve Ortadoğu’nun barış ve istikrarı için “bölge dışı müdahaleleri önleyecek” bir refah alanı oluşturmak elzemdir. Bu da ancak İslam Ülkeleri'nin "tarihsel kavgaları bir kenara bırakıp" İKÖ (İslam Konferansı Örgütü) çerçevesinde bir araya gelmesi ve meselelerini kendi içinde çözmesi ile mümkün olur. Fakat Arap Baharı sürecinde akan bunca kan ve gözyaşına rağmen "Türkiye dahil" hiç bir üye ülke İKÖ'nü toplantıya çağırmamış ve barış için aktif hale geçirmemiştir. Yani sorun Müslümanlarda değil “güç-itibar kazanmak ve iktidarını korumak için” küresel güçlerle işbirliği yaparak halkını sömürten ve kendi devletleri ile bölge ülkelerini kana bulayan bazı devlet adamları, aşiret reisleri ve siyasilerdedir. İslam Ülkelerini zalimce yöneten, temel hak ve hürriyetlerin önünü açmayan, hakça paylaştırmayan ve akan kanı durdurmak için uğraşmayan Devlet Başkanları ve Hükümetler ile Meclisler için; bunun vebali her iki cihanda da ağır olacaktır. Otoriter anlayışlar devam ettikçe ve seçim sistemleri ile yönetim biçimleri değişmedikçe; bu sıkıntıların bitmeyeceği de aşikârdır. Peygamber Efendimiz’in “haksızlığa karşı gücü yetenler eliyle, yetmeyenler diliyle müdahale etsin, iyice aciz olanlar da kalbiyle buuz etsin, bu sonuncusu ise imanın en zayıf mertebesidir.” ve Hz Ali’nin “haksızlık karşısında eğilmeyiniz, çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.” sözlerinden hareketle, her Müslüman yapılan zulüm ve despotluklara karşı çıkmalı ve birlik ve bütünlük içinde hareket ederek; akan kan ve gözyaşını durdurmak için uğraşmalıdır. Çünkü insan Cenab-ı ALLAH’ın ruhundan üfleyerek yarattığı kâinatın en kutsal varlığıdır ve Kuran-ı Kerimde “bir insanı öldürmenin bütün insanlığı öldürmek gibi olduğu” buyrulmuştur. Yüce Dinimizce tüm insanlara “hiç kimsenin canında, malında, namusunda gözü olmaması ve kul hakkından sakınması” emredilmiştir. Yunus'un “Yaratılanı sev, Yaradan’dan ötürü” sözlerinde mana bulan dini, ahlaki ve insani değerlerden uzaklaşan Müslümanlar etnik ve mezhepsel ayrılıklar yüzünden birbirini yerken; çıkan kaos ortamı ve iç harplerden en çok Yüce Dinimiz zarar görmüş ve dünyaya şiddet mesajı verildiğinden, İslam'ın gelişmesi yavaşlamıştır. Yani Siyonist-Haçlı İttifak bugüne dek milyarlarca dolar harcayarak yapamadığını, bizim cahilliğimiz ile yanlışlarımız sayesinde başarmış ve hem Müslüman’ı- Müslüman’a kırdırmış, hem de vatandaşlarının "tüm insanlığa inen, son Hak Din olan ve hızla yayılan" İslam'a geçişini yavaşlatmıştır. Müslümanlar Batılı Ülkelerde daha mutlu ve huzurlu ise; İslam Alemi kendisini ciddi bir şekilde gözden geçirmeli ve acilen geri kalmış dikta yönetim anlayışlarını bilgi çağının ihtiyaçlarına göre değiştirerek "millet iradesini hakim kılan, hukukun üstünlüğünü gözeten, kuvvetler ayrılığını pekiştiren, herkesi sevgiyle kucaklayan, bireysel hak ve özgürlükleri genişleten, düşünce-inanç-teşebbüs-örgütlenme-şiddet içermeyen toplantı ve gösteri yürüyüşü ile basın-yayın hürriyetlerine ve sendikal haklara saygılı olan, ilim ve bilim ile sanat ve estetiğe önem veren, üretim ve istihdamı artıran, hakça paylaştıran, işsizlik- yoksulluk ve yolsuzluğu gideren, sağlık-eğitim ve altyapı sorunlarını çözen, herkesi sosyal güvenlik şemsiyesi ile sağlık sigortası kapsamına alan, beyin göçünü önleyen, iç ve dış göçleri bitiren, milli-dini-ahlaki ve insani erozyonu durduran, terör ve şiddet olayları ile suç oranlarını düşüren, madde bağımlılığı ve satanizm gibi sapkınlıkları azaltan, aile müessesesini koruyan, insan hakları ihlallerini önleyen, zulmü dindiren, emperyalizm ile kapitalizmi frenleyen, refah ve huzur ile adalet ve güvenliği artıran, birlik ve dirliği sağlayan ve hem bölge ülkelerine hem de dünyaya barış ve kardeşlik getiren” daha şeffaf ve katılımcı bir demokratik sisteme geçmelidir. İslam Alemi'nin herkesin canından-malından-namusundan ve yarınlarından emin olduğu taze bir iklime, dünyaya örnek olacak yeni bir medeniyet tasavvuruna, kutup yıldızı gibi parlayacak- cihanı aydınlatacak ve 21. asrı kuşatacak apaçık bilgilere, ruhumuzu besleyecek- içimizi ısıtacak- ümitlerimizi artıracak- umutlarımızı yeşertecek- yüreklerimizi yumuşatacak ve gönüllerimizi heyecanlandıracak gelişmiş bir felsefeye ihtiyacı vardır. İslam’ın ortaya koyduğu “adaletin tesis edilmesi, ilim ve bilime önem verilmesi, ahlaklı bir toplum hedeflenmesi, insanların şura yapılarak yönetilmesi vb.” evrensel prensipler dikkate alınmalı ve devletin görevinin “aklın, canın, malın, namusun, neslin ve dinin” korunması olduğu unutulmamalıdır. İslam Alemi’nin “savaşa değil- barışa, çatışmaya değil- uzlaşmaya, şiddete değil- hoşgörüye, zulme değil- şefkat ve merhamete, nefrete değil- sevgiye, kötülüğe değil- iyiliğe, çirkinliğe değil- güzelliğe, kabalığa değil- estetiğe ve elbette birlik ve dirliğe ihtiyacı” vardır. Müslümanlar artık kin ve nefret tohumları ekmemeli, kan ve gözyaşı akıtmamalı, vicdanları kanatmamalı, gönülleri kırmamalı ve ruhları incitmemelidir. Aygutşat SELÇUK, 25 Mayıs 2014

Bu yazı 3 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Aygutşat SELÇUK Diğer Yazıları

 


 

  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Yorumlar    

  Genel Haberler    
  KUŞADASI GİRİT FESTİVALİNDE BÜYÜK İLGİ..  
  İŞ ADAMI MEHMET SARI DAN MUHTEŞEM İFTAR..  
  SEVİLEN SANATÇI ELİF DİKMEN’İN YENİ ALBÜMÜ ÇI..  
  AMASYA VAKFINDAN BİR İLK..  
  GÜMÜŞHACIKÖY DE CEZAEVİNİN ÇATISI UÇTU..  
  MERA TALANINA DESTEK KÖYÜ HALKINDAN BÜYÜK TEP..  
  AMASYA ŞEHİDİNİ UĞURLADI..  
  BALIKESİR GÖNEN İLÇESİNDE ÜZÜCÜ OLAY..  
  TAŞOVA DA SOKAK HAYVANLARININ SONAY ABLASI..  
  YEŞİLTEPE KÖYÜ YOLUNDA ÇATLAKLAR MEYDANA GELD..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Taşova net - ziyaret et  
  Taşova Gazetesi - ziyaret et  
  Amasya Bilgi - ziyaret et  
 
  Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Haber Amasya | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır.
Tel - Fax : 0216 xxx xx xx / Email : haberamasya@gmail.com 
Haber Amasya  
   Haber Amasya yayınlanan diğer haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir. www.haberamasya.com